![]() |
| çağı yakala geride kalma |
Sürekli gelişen ve gelişecek olan dünyamızda gündemi,olayları,gelişmeleri,yenilenen teknolojiyi,yenilenen düşünceyi takip edememek,ayak uyduramamak bunu benimseyen insanların zamanı yakalayamamasını ve zamanın gerisinde kalmasını mümkün kılıyor.Bu tür insanlar,hem toplumla arasına mesafe koyuyor,hem kendini soyutluyor,bunun devamındada birçok sorunu beraberinde yaşıyor.Yalnızlık hissi oluşuyor,ailesiyle,arkadaşlarıyla problemler yaşıyor.Bu mantıkta yaşayan insanlar,etrafınıda ışık vermekten mahrum bırakıyor.İnsanlar onunla vakit geçirmekten zevk almıyor.Yani veren taraf değilde,sürekli alan taraf olmak,insanları sıkar. Aktif dinlemenin iki insan arasındaki ilişkide önemli olduğu günümüzde İnsanlar kendini anlayan insanların yanında olmaktan mutluluk duyarlar.Yani ilişkiler monolog değilde (kendi kendine konuşma) dialog (iki kişinin konuşması) olur.Özellikle yaşlılarımız,bu konuda gençlerimize gereken hazzı,heyecanı vermiyor,bu düşünceye orta yaş bölümündeki insanlarımızda,sanki yardım eder durumda.Bu durum gençlerimizi,acaba bizdemi böyle olacağız diye,panik havasına sokar vaziyette.
Önceden hepimizin olduğu gibi;hemen herşeyi bilen dedelerimiz,ananelerimiz,sürekli yenilenen teknoloji sonrasında irtifa kaybetmiş durumda.Hatta bazılarının düşünceleri "Peki Zeki MÜREN'de bizi görecekmi?" den öteye gitmiyor.Bu bakış açılarıyla yetişen gençlik açıkçası beni korkutuyor.Standart'a bağlanmış bilinçaltı,iş değişikliği yaptığı zamanda bile kendini gösteriyor.Fax çekmeyi bilemeyen (gerçi buda çok geride kaldı ama) ,fotokopi düğmesinin yerini aramaktan aciz,word dosyasında yazı yazamayan,bir devlet kurumunda işini halledemeyen gençlik'in yetişmesinden dolayı şirketler artık,işe alım sürecinde cv lere bir başka da gözle bakar oldu.
Ne yapmalı !!!???
Bir olguyu,nesneyi olduğu gibi kabul etmek yerine,neden ve nasıl gerçekleştiğini,nasıl olumlandığınıda merak eder,araştırır durumda olmak gerekir,Küçükken,mahallede,sokakta bulduğu veya kendisine verilen yeni bir nesneyi içini açıp,karıştırmadan benimsemeyen paşayı mahallenin delisi diye kınadığımızı hatırlıyorumda, o mu deli,yoksa bizmi diye düşünüyorum.Aşağıdaki örnektende anlaşılacağı gibi başımıza gelenleri sorgulamamak,olayların başını-sonunu görmemek,hayatı kontrol edip,takip etmemek bizi adım-adım geriye götürür ve yaşadığımız günler kötü olaylarla sonuçlanır.
Beş tane maymunu bir kafese koymuşlar.Maymunların arasına üzerinde muzlar olan bir merdiven yerleştirmişler.Ne zaman maymunlardan biri muzları almak için merdivene tırmanmaya kalksa,bilimadamları diğer maymunları ıslatmışlar.Bir süre sonra maymunlardan biri merdivene yaklaşmışsada,diğer maymunlar bu maymunu dövmüşler.Aradan zaman geçmiş,hiç bir maymun merdivene yaklaşmaya cesaret edememiş.Bilim adamları maymunlardan birini değiştirmiş,o maymun hemen merdivene yönelmiş.Diğer maymunlar,hemen onu dövmüşler.Bir süre sonra defalarca dayak yiyen yeni maymun nedenini bilmeden muzu almaması gerektiğini anlıyor.Bu değiştirme ve ıslatma ,tüm maymunlar değişene kadar tekrarlanıyor ve kafesteki tüm maymunlar yenileniyor.Ama buna rağmen merdivene tırmanana saldıran 5 tane maymun vardı.Eğer maymunlara ,neden merdivene tırmananları dövdüklerini sormak mümkün olsaydı,herhalde şu cevabı alırdık; "Bilmiyorum burada işler böyle yürüyor"

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder